TÜSEB / Akademik / Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Nelerdir?

Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Nelerdir?

Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar (BOH); herhangi bir enfeksiyon etkeni ile ilişkilendirilmeyen, bulaşıcı olmayan ve çoğu kez uzun süreli olan (kimi zaman yaşam boyu sürebilen), yavaş seyirli, kronik (süreğen) bir dizi hastalığı ifade eder.

Genelde BOH kapsamına giren başlıca hastalıklar Kardiyovasküler Hastalıklar; KVH (Koroner Arter Hastalığı; KAH, inmeler, periferik arter hastalıkları vb.), kanserler, kronik solunum yolu hastalıkları (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalıkları; KOAH, astım vb.), obezite ve diabetes mellitus (diyabet) olarak algılanmakta ise de nörobilişsel sağlık sorunları (demans, Alzheimer vb.), kronik psikiyatrik sorunlar (anksiyete, depresyon, psikozlar vb.), kronik böbrek hastalıkları, diğer sistemleri tutan kronik hastalıklar (kronik inflamasyon hastalıkları, kronik gastrointestinal sistem hastalıkları, kronik hematolojik sorunlar; hatta genetik ve metabolik kökenli kronik nadir hastalıklar da bu gruba girer.

"Dünya Sağlık Örgütü istatistiklerine göre her yıl 41 milyon kişi
başlıca BOH kapsamına giren hastalıklar nedeni ile hayatını kaybetmektedir ki
bu sayı küresel olarak tüm ölümlerin %71’ine karşılık gelmektedir."

 

DÜNYADA KAÇ KİŞİ KRONİK BOH’DAN ETKİLENMEKTEDİR?

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) istatistiklerine göre her yıl 41 milyon kişi başlıca BOH kapsamına giren hastalıklar nedeni ile hayatını kaybetmektedir ki bu sayı küresel olarak tüm ölümlerin %71’ine karşılık gelmektedir.

  • Her yıl BOH nedeniyle hayatını kaybeden insanların %37’si (15 milyon kişi) erken ölüm diyebileceğimiz 30-69 yaş grubunda hayata veda etmektedir.  
  • BOH nedeniyle erken ölümlerin %85’i düşük ve orta gelirli ülkelerde ortaya çıkmaktadır.
  • Kardiyovasküler hastalıklar BOH ölümleri içinde ön sırada gelmektedir (her yıl yaklaşık olarak 17.9 milyon kişi KVH nedeniyle hayatını kaybetmektedir).
  • KVH’yi sırasıyla kanserler (yılda 9 milyon kişi), solunum yolu hastalıkları (yılda 3.9 milyon kişi) ve diyabet (yılda 1.6 milyon kişi) izlemektedir.
  • Bu sayılan dört hastalık kronik BOH kapsamındaki toplam ölümlerin %80’ini oluşturmaktadır.
  • Tütün mamulleri kullanımı, fiziksel hareketsizlik, zararlı alkol kullanımı ve en önemlisi sağlıksız (dengesiz) beslenme BOH nedeniyle ölüm riskini arttıran en önemli etmenlerdir.
  • Kronik BOH nedeniyle ölümlerin azaltılması için toplumda bu hastalıkların farkındalığının artırılması, tarama ve erken tanı ile birlikte modern tedavi ve palyatif bakım olanaklarının arttırılması gereklidir; bunları sağlamak için toplumun her katmanı tarafından özel çaba harcanmalıdır.

 

TÜRKİYE’DE KAÇ KİŞİ KRONİK BOH’DAN ETKİLENMEKTEDİR?

Türkiye’de 2010 yılında yapılmış olan “Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar Prevalans Çalışması (TURDEP - II)” sonuçları, Türkiye İstatistik Enstitüsü (TUİK) tarafından ilan edilen 2017 Türkiye nüfus istatistiklerine göre standardize edilerek hesaplandığında; Türkiye’de 20 yaş ve üzeri yetişkin nüfus içinde 8.5 milyon kişinin diyabet, 15.8 milyon kişinin hipertansiyon ve 17.5 milyon kişinin de obezite nedeniyle çeşitli sağlık sorunlarına maruz kaldığı anlaşılmaktadır.

 

 

 

  • Genel olarak diyabeti olan grubun %56.5’ne hipertansiyon eşlik ettiği, diyabeti olmayanların ise %26.8’inde hipertansiyon olduğu görülmüştür. Bu durumda Türk toplumunda diyabet varsa hipertansiyon riski 2.11 kat daha yüksektir (bu risk kadınlarda 2.16, erkeklerde 2.01 olarak hesaplanmıştır).
  • Hem diyabeti hem hipertansiyonu olan alt grupta bulunan yetişkinlerin %56.8’i obezdir. Bu oran kadınlarda erkeklere göre biraz daha yüksektir (%62.9 vs. %44.1).
  • Diyabetlilerin %52.7’si obez iken diyabeti olmayanların %32.7’si obezdir. Bu durumda diyabet varsa obezite riski 1.61 kat artmaktadır. Bu risk erkeklerde kadınlara göre biraz daha yüksektir (1.75 vs. 1.55).
  • Benzer şekilde bel çevresine göre belirlenmiş santral obezite (bel çevresi kadın 88 cm., erkek ≥ 102 cm.) riskine bakıldığında; diyabetlilerin %74.3’ü diyabeti olmayanların %49.4’ü santral obezdir. Bu durumda diyabet varsa santral obezite riski 1.50 kat daha yüksektir. Bu risk erkeklerde kadınlara göre biraz daha yüksektir (1.72 vs. 1.42).
  • Tütün ürünleri pasif içicilerde dahil olmak üzere her yıl 7.2 milyon kişinin ölümüne neden olmaktadır ve bu sayının önümüzdeki yıllarda artması beklenmektedir. 
  • Genel toplumda obez grubun %52.4’ünde hipertansiyon var iken obez olmayan grubun %13.4’ünde hipertansiyon vardır. Bu durumda obezite varsa hipertansiyon riski 3.91 kat daha yüksektir. Bu risk kadınlarda erkeklerden belirgin olarak daha yüksek bulunmuştur (5.60 vs. 2.04).
  • Benzer şekilde fazla kilolu grupta da hipertansiyon riski normal kilolu gruba göre 2.55 kat daha yüksek bulunmuştur. Bu risk kadınlarda erkeklerden hafifçe daha yüksektir (2.66 vs. 2.42).
  • Buna karşılık diyabetli olmanın fazla kilolu olma riskini arttırmadığı görülmüştür.

 

BOH AÇISINDAN KİMLER RİSKLİDİR?

Bu konuda değiştirilebilir davranışsal, metabolik ve genetik risk faktörlerinin bilinmesi gereklidir.

Değiştirilebilir Davranışsal Risk Faktörleri: Tütün ürünleri kullanımı, fiziksel hareketsizlik, sağlıksız beslenme ve zararlı alkol kullanımı başlıca faktörlerdir.

  • Yıllık ölümlerin 4.1 milyonu aşırı miktarda tuz ve sodyum alımına bağlı hastalıklar nedeni ile olmaktadır.
  • Zararlı alkol kullanımı yılda 3.3 milyon kişinin ölümüne neden olmaktadır ki kanserlerde dahil edilirse alkol nedeni ile ortaya çıkan ölümlerin yarısından fazlası BOH kapsamındaki hastalıklara atfedilmektedir.
  • Her yıl 1.6 milyon kişi hareketsiz yaşam tarzı nedeni ile hayatını kaybetmektedir.

Metabolik Risk Faktörleri: BOH riskini arttıran metabolik risk faktörlerinin başında yüksek kan basıncı (hipertansiyon), fazla kiloluluk ve obezite, yüksek kan şekeri (hiperglisemi) ve yüksek kan yağları seviyesi (hiperlipidemi) gelmektedir.

"Ölümlerin %19’u hipertansiyona atfedilmekte olup
bunu fazla kiloluluk, obezite ve yüksek kan şekeri izlemektedir."

  • Sağlık Bakanlığı
  • TÜBİTAK
  • NIH
  • Max Planck
  • INSERM