TÜSEB / Manşetler / TÜSEB 7. Kuruluş Yıl Dönümü

TÜSEB 7. Kuruluş Yıl Dönümü

Dünya olarak zor zamanlardan geçiyoruz. Koronavirüs salgını, son iki yılımızı esir aldı. Gündelik hayatın işleyişinden insan ilişkilerine kadar her alanı etkisi altına alan salgın; psikolojik, sosyolojik, ekonomik ve siyasi büyük maliyetler doğurdu. Her ülke kendi imkânları ve potansiyeli dâhilinde salgınla mücadeleyi sürdürüyor. Türkiye Cumhuriyeti, salgının ilk gününden itibaren salgınla mücadele konusunda elindeki tüm imkânları seferber etti. Türkiye, teşhis, tedavi ve aşılama çalışmaları noktasında tüm dünyaya örnek olan bir kriz yönetimi ortaya koydu.

TÜSEB, 2014 yılında sağlık bilim ve teknolojileri alanında ülkemize ve insanlığa hizmet etmek, Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak ve sürekli kılmak için; 11. Kalkınma Planı hedefleri ile Cumhurbaşkanımızın belirlediği öncelikleri de dikkate alarak, Türkiye’nin ileri teknoloji ve inovasyon ihtiyacını karşılamak, yeni ürünlerin üretimini ve var olanların geliştirilmesini sağlamak, araştırmacılara bilimsel ortam temin etmek, kamu hukuku ve özel hukuk tüzel kişileri ile iş birliği yoluyla bilimsel araştırmalar yapmak, yaptırmak ve bu araştırmaları koordine etmek, teşvik etmek, Ar-Ge’lere katkı sağlamak, sağlık bilim ve teknoloji kültürü ile ekosistemlerin geliştirilmesinde öncülük yapmak, sağlık hizmetlerinde akreditasyon faaliyetlerini yürütmek amacıyla kurulmuştur.

TÜSEB; görev, yetki ve sorumlulukları açısından Türkiye’de konusu sadece “sağlık bilim ve teknolojilerinin geliştirilmesi” olan yegâne kuruluş olup, uçtan uca destek mekanizmaları ile fikirden ürüne giden süreçte hem AR-GE’yi yapan hem de yaptıran kuruluş konumundadır. T.C. Sağlık Bakanlığı’nın tüm birimleriyle beraber tam bir entegrasyon ve iş birliği içerisinde çalışarak, ihtiyaca yönelik Ar-Ge çalışmalarının yapılması ve teşviklerin verilmesi noktasında TÜSEB kilit rol oynamaktadır.

Bilindiği üzere, salgına karşı en önemli silahlardan birisi aşıdır. T.C. Sağlık Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olan Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB), bu noktada en büyük sorumluluğu üstlenmiş ve TÜSEB desteğiyle geliştirilen Türkiye’nin ilk yerli COVID-19 aşısı TURKOVAC Türkiye’nin umudu olmuştur.

Türkiye ve dünya tarihi açısından tarihi bir kırılmanın yaşandığı bu dönemde, 25 Kasım 2021 tarihinde Acil Kullanım Onayı (AKO) başvurusu müjdesini verdiğimiz ilk yerli ve milli COVID-19 aşımız TURKOVAC’ı destekleyen ve Faz 3 çalışmalarını yürüten TÜSEB bu kırılmanın ülkemizdeki en önemli aktörlerindendir.

Sağlık bilim ve teknolojileri alanında, “insan için” düsturu ile kuruluş amacına hakkıyla hizmet eden TÜSEB, yerli-milli ve büyük Türkiye yürüyüşüne katkı sunmaya devam etmektedir.