TÜSEB / Enstitüler / Türkiye Halk Sağlığı ve Kronik Hastalıklar Enstitüsü / Hakkımızda

Hakkımızda

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde yer alan “Türkiye Halk Sağlığı ve Kronik Hastalıklar Enstitüsü (TÜHKE)”, sağlık bilimi ve teknolojileri alanında ülkeye ve insanlığa hizmet eden, ülkenin ileri teknoloji ve inovasyon ihtiyaçlarını karşılayan bir kurum olmak vizyonu ile kurulmuştur. Misyonu sağlık alanında ulusal stratejilere uygun olarak ülkenin halk sağlığı ve kronik hastalıklar alanında önceliklerini belirlemek; kronik hastalıkların genetik, biyolojik, klinik yönleri ve tedavileri hakkında, kamu ve özel sektörle işbirliği içinde bilimsel araştırmalar yapmak, yaptırmak, bu araştırmaları koordine etmek, teşvik etmek; araştırmacılara bilimsel ortam sağlamak ve desteklemek; teşhis ve tedavi standartlarının oluşturulmasına ve yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine yönelik Ar-Ge faaliyetlerinde bulunmaktır.


Enstitü olarak, ülkenin kronik hastalıklar sağlık yükünün belirlenmesine yönelik mevcut çalışmaların ışığında, düzenli epidemiyolojik çalışmaların planlanması, doğru ve güvenilir verilere ulaşılması önceliklerimizdendir. Ülkemizde erişkin yaştaki toplumda diyabet sıklığının son on yıl içinde yaklaşık iki kat artarak, %7’lerden %14’lere yükselmiş olması, bu konuda ciddi tedbirler alınmasını gerektirmektedir. Hipertansiyon prevalansı da %21-26 arasında olup 65+ yaş grubunda %60’ı aşmaktadır. Obezite sıklığı erkeklerde %25-27, kadınlarda %41-44 arasındadır. 2000’li yılların başında %4-5 düzeyinde olan yaşlı nüfus oranının 2015 yılında %7’yi aşması, Türkiye’nin nüfus açısından artık “genç” değil, “orta yaşlı” nüfusa sahip olduğunu göstermektedir. Komşularımızdaki siyasi sorunlar nedeniyle son zamanlarda ülkemize gelen mülteci akını, bir yandan koruyucu sağlık hizmetleri üzerinde ek bir yük oluştururken diğer yandan artık unutmaya yüz tuttuğumuz bulaşıcı hastalıkları yeniden gündemimize getirmiştir. Bu sebeple toplumun sağlık sorunlarında görülebilecek değişikliklere hazırlıklı olmamız gerekmektedir. İstatistiklere göre ülkemizdeki başlıca ölüm nedenleri kalp krizi, kalp yetersizliği, inme, kronik obstrüktif akciğer hastalıkları, kanserler, trafik kazaları, bebek ölümleri, kronik böbrek yetersizliği ve diğer nedenler şeklinde sıralanmaktadır. Kronik hastalıklardan korunma yönündeki müdahalelerin teşvik edilmesi toplum açısından ciddi önem arz etmektedir. Son yıllarda ülke sathında sigara ile mücadele kampanyasında sağlanan başarı; sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri ile diyabet, obezite ve hipertansiyonun önlenmesi ve tedavisinde toplumsal düzeyde başarı sağlayabileceğimiz yönündeki umutlarımızı artırmaktadır. 


Her ne kadar ülkemizde iyi yetişmiş bilim insanlarına sahipsek de uluslararası düzeyde istenen noktanın oldukça gerisinde olduğumuz bir gerçektir. Bu noktada toplumun bilime bakışı, bilgi üretiminin değeri, analitik düşünceyi öğreten bir eğitim sisteminin eksikliği temel sorunlardandır. Son yıllarda ülke politikası olarak Ar-Ge faaliyetleri teşvik edilmekte, gerekli yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Bulunduğumuz orta gelir düzeyinden, daha yüksek sosyoekonomik düzeylere çıkabilmenin yegane yolunun bilim ve teknoloji alanında sadece kullanıcı değil, üretici ve inovatif yapıdan geçtiğinin bilincindeyiz. Ülkede halk sağlığı ve değişik hastalıklarla ilgili çok sayıda bilimsel makale üretilse bile, bunlardan korunma, teşhis ve tedaviye yönelik yeni bir yöntem, yaklaşım, patentli bir ürün elde edilme olasılığı düşüktür. Mültidisipliner çalışmalar konusundaki eksikliklerimiz de bir diğer gerçektir. Sağlık ve değişik mühendislik alanlarındaki araştırıcıları birlikte çalışmaya teşvik etmek düşüncesindeyiz.


Yeni kurulmamız nedeniyle, mevzuat ve yapılanma çalışmalarına devam ederken, aynı zamanda öncelikli konuları belirleme çalışmalarına başlamış bulunuyoruz. Birinci öncelikli halk sağlığı sorunu olarak belirlediğimiz, “Türkiye’de kronik bulaşıcı olmayan hastalıkların prevalansı, kontrolü ve önlenmesi” kapsamında toplumsal projeler oluşturma ve desteklemeyi planlıyoruz. İkinci öncelikli alan olarak yaşlılar gibi özel gruplarda “yaşam kalitesini yükseltecek, morbidite ve mortaliteyi azaltacak” konulara eğilmeyi hedefliyoruz. 


Bilim ve teknolojide en ileri düzeyde olan ülkeler başta olmak üzere, dünyanın her yerine dağılmış ve bulundukları ülkelerde çok başarılı faaliyetlerde bulunan çok sayıda bilim insanımızın varlığı, ülke için büyük bir şanstır. Enstitü olarak, bu zengin insan kaynağını isterlerse ülke içinde isterlerse ülke dışında görev yapsınlar, büyük bir zenginlik olarak düşünüyoruz. Özellikle genç araştırıcılarımızın ve araştırmacı adaylarımızın yetişmelerinde desteklerinizi bekliyoruz. Geleceğe yönelik politikaların belirlenmesindeki deneyimleriniz, bizlere daima yol gösterici olacaktır. 

 

Prof. Dr. İlhan SATMAN

Başkan

TÜSEB - TÜHKE