24 Ekim Dünya Polio (Çocuk Felci) Günü
Poliomyelit (Çocuk felci), genellikle 5 yaş altındaki çocukları etkileyen son derece bulaşıcı bir viral hastalıktır. Virüs başlıca dışkı-ağız yoluyla kişiden kişiye bulaşır; daha az sıklıkla da ortak kaynak vasıtasıyla (örneğin; kirlenmiş su ya da gıda yoluyla) bulaşarak bağırsakta çoğaldıktan sonra sinir sistemini istila eder.
İlk kez 1988 yılında, Dünya Sağlık Asamblesi kararıyla tüm dünyada polionun eradike edilmesine (tamamen ortadan kaldırılmasına) yönelik Polio Eradikasyon Programı başlatılmıştır. Eradikasyon programının başlamasından bu yana; vahşi polio virüs vakalarında %99 azalma yaşanmıştır; 1988 yılında hastalığın endemik olduğu yani dolaşımda olduğu 125 ülkede, 350 bin vaka olduğu tahmin edilmekte iken 2021 yılında sadece 6 vaka bildirilmiştir.
Çocuk felcine yol açabilen polio virüsü üç tiptir (Tip 1, tip 2 ve tip 3).
Tip 2 vahşi polio virüsü 1999 yılında eradike edilmiştir. En son 2012 yılında Nijerya’da saptanan tip 3 vahşi polio virüsü ise yılından bu yana ilk kez 2022’de Malawi’de bildirilmiştir. Tip 1 vahşi polio virüsü ise 2022 yılı itibarıyla endemik olarak bulunduğu Pakistan ve Afganistan’a ek olarak Malawi’de bildirilmiştir.
Polio virüsü son derece bulaşıcıdır. Kuluçka süresi 4-35 gün arasında olup genellikle 7-10 gündür. Virüs vücuda ağız yoluyla girerek bağırsakta çoğalır. Daha sonra ise sinir sistemini istila eder. Enfekte olan kişilerin yaklaşık %90’ı hastalığı belirtisiz geçirir ya da hafif belirtilerle atlatır. Diğer bölümünde ise ateş, yorgunluk, baş ağrısı, kusma, ense sertliği ve bacak ağrısı gibi başlangıç belirtileri görülür. Bu belirtiler genellikle 2-10 gün sürer ve vakaların büyük bir bölümü kendiliğinden iyileşir. Ancak bir bölümünde birkaç saat içerisinde sıklıkla bacaklarda olmak üzere kalıcı felç gelişebilir. Felç geçiren her 10-20 vakadan birinde solunum kaslarının tutulmasıyla ölüm gelişebilir. Hastalığın destekleyici tedavi ve rehabilitasyon dışında bilinen bir tedavisi bulunmamaktadır.
Hastalıktan korunmanın tek yolu aşılamadır. Çocuk felcinin iki farklı aşısı mevcuttur. Biri ağızdan iki damla şeklinde yapılan canlı oral polio aşısı (OPA) diğeri koldan kas içerisine uygulanan inaktif (etkisizleştirilmiş) polio aşısı (İPA)’dır. Ağızdan iki damla halinde uygulanan aşı virüsün sindirim sisteminde bağırsaklardan kana karışarak hastalık yapmasını önler, koldan yapılan aşı ise kanda virüse karşı koruyucu maddelerin oluşmasını sağlayarak daha güçlü bir korunma sağlar. Bu uygulama, aynı zamanda, kişilerin birbirlerine virüsü bulaştırmasını da engelleyerek virüsün tamamen etkisiz hale gelip eradike edilmesini sağlamaktadır.
Türkiye’de OPA aşısı uygulamasına sağlık hizmetlerinin sosyalleştirilmesiyle birlikte 1963 yılında Muş ilinde başlanmıştır. 2008 yılında, beşli karma aşının uygulanmaya başlamasıyla birlikte inaktif polio aşısı (İPA) çocukluk çağı aşı takvimine eklenmiştir. 1999 yılında tip 2 vahşi polio virüsün eradike edilmesinin sonrasında, Dünya Sağlık Teşkilatı kararları doğrultusunda, 2016 yılında iki bileşenli (bivalan) OPA (Tip 1 ve Tip 3) uygulamasına geçilmiştir.
Türkiye’de, Dünya Sağlık Teşkilatı (DST)’nın hedeflerine uygun olarak 1989 yılında Polio Eradikasyon Programı başlatılmıştır. Program stratejileri; rutin aşılama hızlarında her bölgede yüksek aşılama hızlarına ulaşılması, rutin aşılama çalışmalarına ek olarak destek aşılama çalışmalarının düzenlenmesi, akut flask paralizi (AFP) ve vahşi polio virüsü sürveyansının sağlanması olarak belirlenmiştir. Program stratejilere uygun olarak yürütülen başarılı çalışmalar sonucunda Türkiye’nin de üyesi olduğu DST Avrupa Bölgesi’nin son yerli poliomiyelit vakası ülkemizde 1998 yılında saptanmış, 21 Haziran 2002 tarihinde ise Türkiye Avrupa Bölgesi “Polio’dan Arındırılmış Bölge” olarak belgelendirilmiştir. Ülkemiz, 2018 ve 2019 yıllarında ise çocuk felci hastalığı açısından düşük riskli ülke olarak belirlenmiştir. Halen program stratejilerine uygun olarak çalışmalara devam edilmektedir.

